
Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, esnafın ve vatandaşın yıllardır kendi arasında konuştuğu ama yüksek sesle dile getirmeye çekindiği o soruyu açıkça sordu:
“Odaların Düzce’ye ve esnafımıza ne gibi faydalar ve katkılar sağladığını hâlâ tam olarak anlayabilmiş olmadığımı da ifade etmek isterim.”
Bu paylaşım, aslında uzun süredir biriken sessiz bir tartışmanın fitilini ateşledi:
Odalar ve DESOB gerçekten ne işe yarıyor?
Çünkü bugün birçok esnafın gözünde odalar; üretim yapan, çözüm arayan, mücadele eden yapılardan çok, daha fazla temsil ve protokol ekseninde çalışan kurumlara dönüşmüş durumda.
Mevzuata bakıldığında da tablo çok farklı görünmüyor.
Odaların yetkileri sınırlı, hareket alanları dar…
Adeta sistem onlara;
“Toplantılara katılın, aidat toplayın, belge verin, düzeni bozmayın” diyor.
Hal böyle olunca birçok esnaf doğal olarak şu soruyu soruyor:
“Benim odam benim için ne yaptı?”
Çünkü sahadaki gerçek ağır…
Bugün küçük esnaf;
- yüksek kiralarla,
- artan maliyetlerle,
- elektrik faturalarıyla,
- personel giderleriyle,
- zincir market baskısıyla mücadele ediyor.
Ancak tüm bu süreçte esnafın yanında güçlü şekilde duran, ses yükselten, kamuoyu oluşturan etkili bir yapı hissedildi mi?
Birçok esnafa göre hayır…
Yaklaşık 20 yıldır DESOB’un başında bulunan Mustafa Kayıkçı dönemine yönelik eleştirilerin temelinde de tam olarak bu düşünce yatıyor.
Esnafın çoğunluğu, DESOB’un yıllardır daha çok açılışlar, protokol ziyaretleri ve temsili faaliyetlerle öne çıktığını düşünüyor. Bu nedenle yaklaşan seçim, önceki dönemlerden farklı bir anlam taşıyor.
Çünkü artık insanlar sadece isim değil, mücadele görmek istiyor.
18 Mayıs’ta yapılacak seçimde adaylar:
- Murat Geçici,
- Serhat Geçtim,
- Bülent Keser…
Ancak şehirde konuşulan asıl soru şu:
“Yıllardır kendi odalarında görev yapan ve maalesef hiçbir katkı sağlamayarak Kayıkçı tarzı yönetim sergilene isimler, DESOB’da neyi değiştirecek?”
Belki de mesele kişilerden daha büyük…
Belki sorun, yıllardır değişmeyen anlayışta.
Çünkü esnaf artık:
- daha görünür mücadele,
- daha güçlü temsil,
- daha somut çözüm görmek istiyor.
Bu nedenle DESOB seçimi yalnızca bir koltuk yarışı değil.
Asıl mesele şu:
Esnaf odaları yeniden esnafın gerçek sesi olabilecek mi?
Elbette adaylara dair farklı değerlendirmeler de yapılıyor.
Bazı esnaflar, adayların bir bölümünün yıllardır kendi odalarında daha pasif bir yönetim anlayışı sergilediğini düşünüyor. Bu nedenle DESOB’da köklü bir değişim yaşanıp yaşanmayacağı konusunda soru işaretleri oluşuyor.
Öte yandan sahada farklı değerlendirilen isimlerden biri de Serhat Geçtim.
Özellikle pandemi döneminde yaptığı çıkışlar, esnafın sorunlarını gündeme taşıması ve başkanı olduğu odada daha kurumsal bir yapı oluşturmaya çalışması nedeniyle dikkat çekiyor.
Esnafın bir bölümü artık sadece yöneten değil, gerektiğinde risk alan, statükoyu zorlayan, mücadele eden bir anlayış görmek istiyor.
Çünkü bugün beklenti çok net:
Sorunları dinleyen değil, çözüm için ağırlık koyan bir DESOB…
Şimdi karar esnafın…
Ya mevcut düzenin devam edeceğine inanılan bir anlayış tercih edilecek…
Ya da esnafın hakkı için şartları zorlayacak, daha aktif, daha görünür ve daha mücadeleci bir yönetim anlayışı desteklenecek…
18 Mayıs’ta sandıktan çıkacak sonuç, aslında sadece yeni başkanı değil, Düzce esnafının nasıl bir temsil anlayışı istediğini de gösterecek…



